ANIL TAĞTEKİN RÖPORTAJI.

Taylan Yerlikaya 13 Ekim 2011 0

Anıl Tağtekin Basketbol camiasının tanıdığı ve sevdiği değerli antrenörlerimizden birisidir.Antrenörlüğe  1999  yılında Akademik Basketbol okullarında başlayan ,2002-2006 Fenerbahçe Spor Kulübü Minik-Küçük-Yıldız takım antrenörlüğü,2006-2009 Galatasaray Spor Kulübü ( A takım yardımcı antrenörlüğü,Yıldız takım antrenörlüğü) yapan Anıl Tağtekin 2011 yılında İzmir Basketbol Kulübü antrenörü ve altyapı sorumluğu yapmaktadır.Kendisini kısa zaman önce tanımama rağmen zaman ayırıp bu röportajı yaptığı için çok teşekkür ediyorum.

Antrenörlüğe nasıl başladınız?

Antrenörlüğe 1999  yılında Akademik Basketbol okullarında başladım. Summer 99 basketbol yaz kampında Burcin Badem ?den gelen öneri üzerine başladım.

Kısaca antrenörlük kariyerinizden bahsedermisiniz ?

1999-2000 Akademik Basketbol Okulları

2002-2006 Fenerbahçe Spor Kulübü (Minik-Küçük-Yıldız takım antrenörlüğü,Küçük-Yıldız-Genç yardımcı antrenörlüğü) Erenköy i.ö.o yardımcı antrenörlüğü

2006-2009 Galatasaray Spor Kulübü( A takım yardımcı antrenörlüğü,Yıldız takım antrenörlüğü)

2008-2009 Oğuz Kaan Koleji  yardımcı antrenörlüğü

2011-  İzmir basketbol Kulübü(A  takım antrenörlüğü-altyapı sorumluluğu)

Şu an hangi kulüpde hangi yaş gurubunda antrenörlük yapıyorsunuz ?

Şu dönemde İzmir basketbol Kulübünde A takım baş antrenörlüğü,Genç takım antrenörlüğü ve altyapı sorumluluğu görevlerini yürütüyorum.

İzmir de antrenörlüğe yeni başladınız İzmir basketbolu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Açıkçası İzmir?i bu seneye kadar dışarıdan takip etmiş biri olarak Basketbol olarak hep potansiyeli olan bir şehir olduğunu düşünüyordum.buraya geldikten gerek gördüğüm oyuncu fizikleri gerekse basketbol oynama isteği açısından bu potansiyelin daha da ötede olduğunu farkettim.Çıkan oyunculara baktığımızda yıllardır 1.lig seviyesinde rakam bazında İzmirli oyuncuların sayısının artmadığını görüyorum.aynı zamanda altyapı şampiyonalarında da İzmir takımlarının gruplardan çıkamadığını biliyoruz.Ancak İzmir basketbolda daha iyisini hak ediyor.Yeni tanıştığım antrenör arkadaslarımın gayreti İzmir basketbolunu daha da yukarı çıkaracaktır diye düşünüyorum.Herkes çok istekli ve hevesli antrenör arkadaslarımıza gerekli destek verilirse ilerleyen zamanlarda İzmir hak ettiği başarılara ulaşacaktır.2.lig kapsamında yapılan yatırımlar anlamında İzmir söz sahibi olmaya başladı.özellikle muammer içhedef yönetimindeki konak belediyesi takımının yaptıklarını çok doğru ve başarılı buluyorum.tüm samimiyetimle söylüyorum bu tip destek ve yapılanmalarla İzmir olması gereken yerlerde olacaktır.

Antrenörlük hedefleriniz nelerdir ? 

Tabi ki hedeflerim bireysel anlamda ve oyuncu ve takımlarım anlamında ayrılıyor. Öncelikli olarak aşamalı olarak yükselmek,günü kurtarmadan doğru yapılandırmaların içinde olup ulaşabileceğim en üst seviyeye çıkma istiyorum.sürekli  kendimi geliştirerek bulunacağım noktalarda kalıcı olmak en önemli hedefim. Çalıştığım takım ve oyuncularımla da ilgili hep yukarılara oynamak ve oyuncularımın gelişimini üst seviyelere çıkarmak hedeflerim arasında.

Antrenörlük felsefenizden kısaca bahsedermisiniz?

Bu anlamda ben bunu hücum ve savunma diye ikiye ayırıyorum. Defansta mumkun olduğunca 1×1 geçilmeme ve yardımsız savunmayı ön görüyorum topa baskılı,rakibi pozisyon kaybına uğratan ve hücumda rakibi düşündüren bir defans. tabi ki 40 dakikalım bir maçta  tüm süre boyunca 1×1 yenilmemeniz mümkün değil. Ancak bu anlayışa sahip olmak oyuncularımın diğer defansları yapmasını da kolaylaştıracak diye düşünüyorum. Hangi defansı yaparsanız yapın sonuçta dönüp dolaşıp 1×1 kalıyorsunuz.Hücumda ise tempolu oynayan,erken atışı bulmaya çalışan bir hücum anlayışını benimsedim.

Türkiye’de antrenörlük henüz meslek haline gelmedi diyebiliriz. Çoğu insan u meslekten geçimini sağlayamıyor. Bu Konu hakkındaki görüşlerin belerdir ?

Bu kulüpten kulübe hatta şehirden şehre değişen bir kavram sizin olaya nasıl baktığınızda ziyade yöneticinizin veyahut kulübünüzün nasıl baktığıyla alakalı bir durum. Bazen öyle durumlar oluyor ki siz  oyuncu yetiştirmeyi isteseniz de size maç kazanma baskısı yapılıyor. Bir kere anlayış açısından siz doğru düşünseniz de başınızdaki insanın ne düşündüğü önemli oluyor. Bu bağlamda fikirsel özgürlük anlamında zorluk üst seviyede.bununla ılgılı olarak ta salon imkanları,çalışma saatleri,antrenörlerin ücretlerindeki düşüklük,materyal eksikliği vs. sayılabilecek zorluklar arasında.benim çok takdir ettiğim bir antrenör  olan Trabzonspor teknik direktörü olan Şenol  Güneş aslında bu konuya geçen sezon çok net bir özet geçti. Kendisi ?elinde imkanı olmayan,eğitilmeyen ve 500 tl maaşa çalışan antrenörlerden sporcu yetiştirmesini bekleyemezsiniz? diyerek bence genel anlamda tüm sıkıntıyı anlattı.

Sizce A takım Antrenörlüğü mü Altyapı antrenörlüğü mü ?

İkisininde zorlukları ya da  güzel kısımları var.her ikisi de bir antrenörün geçirmesi gereken evreler.ama altyapı da çalışmış birinin,kendini yetiştirmiş birinin a takımlar seviyesinde kendini göstermesi ve orada kalıcı hale gelmesi önemli.

Antrenörün oyunculara karşı sorumlulukları nelerdir ?

Bence büyük bir sorumluluk taşıyoruz oyuncularımıza karşı.oyuncularımız özellikle altyapı oyuncularımız anne baba ile antrenör arasında ortak payda.Bununla birlikte biz sadece antrenörlük yapamayız oyuncularımıza.İyi bir evlat olmaları,sosyal hayata hazırlanmaları,aile ile iletişimleri,okul durumları vs. olmak üzere hayatına etki edebileceğimiz sorumluluklarımız olduğunu düşünüyorum.Ayrıca bu durumlar bizlerinde hazır olması ve eğitim alması şart.

Türkiyede genç antrenörlere yeterli değerin verildiğini düşünüyor musun ?

Evet bu konuda iyi çalışan ve kendini geliştiren antrenörlere tam olmasa da destek verildiğini düşünüyorum.

Kendinize örnek aldığınız antrenörler ve en beğendiğiniz antrörler kimlerdir?

Çok beğendiğim ve örnek aldığım birkaç antrenör büyüğümüz var ancak saymak gerekirse Aydın Örs,Oktay Mahmudi,Cem Akdağ ve Zelijko Obradoviç bunlardan kendi adıma en önemlileri?

Basketbolla ilgi unutamadığız küçük bir anınızı bizimle paylaşırmısınız ?

Fenerbahçe ?de Küçük b takımını çalıştırdığım dönem Erenköy i.ö.okulu takımında çok sevdiğim kardeşim ömer buharalı?nın asistanlığını yaptığım sene ortaokullar Türkiye şampiyonasına hazırlandığımız dönem yaşadıklarımız,zorlu geçen bir maraton,sıkıntılarımız ve final maçında Antalya kolejine karşı oynarken maç berabere olduğu anda oyuncumuz Özlem Öztürk?ün yaptığı blok ve tam saha alıp attığı turnike ile kazandığımız şampiyonluk ve yaşanan sevinci unutamam.



BENZER YAZILAR:

  1. Özcan Çakar Röportajı. Antrenörlüğe nasıl başladınız? Antrenörlüğe başlangıcım Basketbolu bıraktıktan sonra Lise?de okul takımında oynarken, Beden Eğitimi öğretmenim Hicran Aras...
  2. Turan Kaya Röportajı. Antrenörlüğe nasıl başladınız? Basketbolu lig seviyesinde olmasa da İlkokul 4. Sınıftan beri oynuyorum. Her şeyden önce Basketbol aşkım çok...
  3. ANTRENÖRLÜK MÜ ? OYUNCULUKMU ? Çocukluktan beri basketbol oynuyorsunuz. Bu sporu çok seviyorsunuz ve ileride büyük takımlarda oynamak istiyorsunuz. Ama bir süre...
  4. BASKETBOL MAÇI BASKETBOL YAŞI Şahsi kanaatime göre basketbol da sağlıklı bir alt yapı oluşturmak ve bununla birlikte sağlıklı sporcular yetiştirebilmek için...
  5. ALTYAPI ORGANİZASYONU VE A TAKIM ALT YAPI ORGANİZASYONU VE A TAKIM Alt yapı organizasyonu yaparken öncelikle 4 yıllık (en az ) bir...

Yorum Yapınız »