Antrenörlükte 1 yanlış, 3 doğruyu götürüyor.

Taylan Yerlikaya 30 Kasım 2011 0
Hakan Yavuz uzun yıllar gerek milli takımlarda, gerekse kulüp takımlarında görev yaptı.. Bu sezon ise çalışmıyor.. İki nedeni var.. Birincisi ve en önemlisi geçen sezon şampiyonluk için kadro kuran Optimum TED Ankara Koleji?nin lige çıkamayışı.. İkincisi ise sezon başında gelen tekliflerde koşulların örtüşmemesi..
Yavuz bu sezon evinde mi oturmalıydı? Sadece o değil, Cem Akdağ, Altar Tunçkol, Mete Babaoğlu, Ajlan Kavasoğlu, Hasan Özmeriç sezonu TV?den veya tribünden seyredenler arasında.. Bunu hak etmişler miydi?
Aynı zamanda TÜBAD Yönetim Kurulu üyesi olan Yavuz?la, antrenörlerin bu tür sorunlarını konuştuk..
İşte Yavuz?dan pasajlar:
* Bir şarkı bazen bir şarkıcıyı ömrü boyunca ayakta tutuyor. Bizim ise hafta yeni besteler yapmamız gerekiyor.  Maalesef antrenörler değerlendirilirken, son sezonki performansları akıllarda kalıyor. Bu performans değerlendirilirken de başarısızlığın nedenleri dikkate alınmıyor.
* Kendimden örnek vereyim. Antrenörlük hayatımın en rahat dönemini Optimum TED Ankara Kolejliler?de geçirdim. Bana çok rahat bir çalışma ortamı sağlandı. Ancak sezon boyunca 2 maç kaybetmişken, play-off?larda 2 maç kaybedip elendik. Kendisinden çok şey beklediğimiz oyun kurucumuz sakatlıktan geç dönünce takımdan ayrılmak durumunda kaldı. Saldırıya uğrayıp yaralanan iki oyuncumdan biri tek elle oynadı, diğeri hiç toparlanamadı. Ben bunların hiçbirini mazeret olarak öne sürmedim. Kaldı ki teknik açıdan benim de hatalarım olmuştur. Bunlar sporun içinde olabilecek şeylerdir.
* Meslek hayatı boyunca büyük başarıları bulunan birçok antrenör bugün çalışmıyor çünkü bizim meslekte 3 yanlış, 1 doğruyu değil, 1 yanlış, 3 doğruyu götürüyor. Hele hele Galatasaray?da 25 maçta 16 maç kazanan Cem Akdağ bugün çalışmıyorsa, bu işte bir yanlışlık var demektir.
* Yeni başlayanlara antrenörlüğü öneriyorum ama bilsinler ki çok acımasız bir hayatın içine giriyorlar. Bugünkü anlayışa göre sürekli başarılı olmak durumundalar. Geçmişte yapılanlar akıllarda kalmıyor.
* Yabancı antrenöre elbette karşı değilim. Eğer Türk basketbolunun çıtasını yükselteceklerse, buyursunlar, gelsinler. Ama hedef bir takımı ligde tutmakla sınırlıysa, kesinlikle karşıyım.
* Biz coachlar bir takım yönetiyoruz ama bazı kulüpler var ki, yönetimlere coachların da yardımcı olması gerekiyor. Asıl olan bizi yönetenlerin işi bilmeleri. Bu gerçekleşene kadar antrenörlerin bu tür sorunları devam edecektir.
* Bir antrenör olarak evde oturmak çok hoş bir durum değil. Bazıları çok sıkılıyor. Ben maçlara gidiyorum, Anadoluhisarı Spor Akademisi’nde antrenörlük dersine giriyorum. Yine de günde çift idman, haftada  bir maç temposu olmayınca bizim gibi, mesleğiyle ilgili sorunları düşünmeye başlıyoruz.
Bu görüşlerimde kendimden örnekler verdim ama konu ben değilim. En büyük emelim Türk antrenörlerinin daha sağlam temeller üzerinde görev yapabilmeleri.
Kaynak:basketfaul.com



BENZER YAZILAR:

  1. Sporcu Beslenmesine İlişkin Yerleşik Yanlış Kanılar Normal sağlıklı bir kişinin yaşamını sağlıklı devam ettirebilmesi ve hayattaki başarısı yaşam kalitesi ve alışkanlıkları ile yakından...
  2. ANTRENÖRLÜKTE OLUMLU VE OLUMSUZ YAKLAŞIMLAR. Antrenörlükte Olumsuz Yaklaşımlar: ·        Sporcunun memnuniyet düzeyini düşürür ve eğlence faktörünü azaltır. ·    Pek çok sporcu bu nedenlerden dolayı...
  3. HAKAN YAVUZ’UN YENİ KURALLAR HAKKINDAKİ YORUMU. TV’den  seyrettiğim altı kupa maçı ile canlı seyrettiğim iki tane 2.lig maçındaki hakem arkadaşların yorumlarına ben bile...

Yorum Yapınız »